15/06/2026
Kamuoyuna Duyuru
Kıbrıs Türk Psikologlar Derneği olarak, bugün kamuoyuna yansıyan ve bir lise öğrencisinin kendine zarar verme girişimiyle sonuçlanan olay derin bir üzüntü yaratmıştır.
Bu olayı yalnızca bireysel bir kriz ya da bir karne günüyle sınırlı tutmak hem yetersiz hem de yanıltıcı olacaktır. Yaşananlar, çocukların ruh sağlığını tehdit eden risk etkenlerine ve onları bu denli ağır bir baskı altına sokan sistemsel sorunlara yeniden ve dikkatle bakmamızı zorunlu kılmaktadır.
Ülkemizdeki çocuklar uzun yıllardır not, sınav ve performans odaklı bir eğitim anlayışının ağır yükünü taşımaktadır. Pek çok öğrenci, ilkokul yıllarından itibaren akademik başarısızlık korkusu, yetersizlik duygusu ve yoğun kaygıyla baş etmek zorunda kalmaktadır. Çocuğun öz değerinin aldığı notlarla özdeşleştirildiği bir sistemde başarısızlık kaygısı, salt bir sonuç değildir; henüz oluşmakta olan kimlik ve benlik duygusunu doğrudan tehdit eden ağır bir psikolojik baskıya dönüşmektedir.
Bu baskı, dili bilmeden, kültürel aidiyet geliştiremeden ve kendini ifade etmekte güçlük çekerek sisteme dahil olmak zorunda kalan çocuklar için çok daha büyük bir yük oluşturmaktadır. Göç deneyimi yaşayan çocuklar yalnızca dersleri anlamaya değil; aynı zamanda yeni bir çevreye uyum sağlamaya, arkadaş edinmeye, kabul görmeye ve kendilerini anlatabilmeye çalışmaktadır. Dil engeli, sosyal yalnızlık, ekonomik güçlükler ve aidiyet sorunları akademik baskıyla bir araya geldiğinde, çocukların ruh sağlığı üzerinde ciddi ve çok boyutlu riskler ortaya çıkmaktadır.
Bu nedenle yaşanan olayı tek bir not ya da tek bir gün üzerinden okumak eksik kalacaktır. Çocukların akademik gelişiminin yanı sıra psikolojik iyi oluşlarını da merkeze alan bütüncül bir yaklaşım artık ertelemeyeceğimiz bir ihtiyaçtır.
Bir çocuğun yaşadığı çaresizlik, yalnızca o çocuğun ya da ailesinin sorumluluğu değildir. Bu durum; aile, okul ve toplumsal sistemlerin birlikte ele alması gereken kolektif bir meseledir.
Hiçbir çocuk, bir karne gününde kendisini değersiz, başarısız ya da yalnız hissetmemelidir.
Çocukların yalnızca başarılarını değil, taşıdıkları yükleri de görmek zorundayız. Çünkü çocukların ruh sağlığını korumanın; ailelerin, eğitim sisteminin, karar vericilerin ve toplumun ortak sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.
Kıbrıs Türk Psikologlar Derneği